anasayfa

: Dr.Nusret Baş kimdir? : Basında Nusret Baş : Katıldığı bilimsel kongreler : Üye olduğu dernek ve vakıflar :

: Hastaları Dr.Baş için neler dedi? : Türkiye'de Intralase teknolojisini üzerine uzmanlaşmış yalnızca bir kaç hekim var :

: Kırma kusurlarını ince bir lazer demetiyle tedavi eden yöntem, Wavefront :

: Tüm yönleriyle katarakt ve tedavisi hakkında Dr. Baş ile söyleşi :

: 56 soruda Laserle göz ameliyat ve tedavileri :






Web sitemize son 6 ayda gelen laser tedavileri ile ilgili maillerin yanı sıra Dr. Baş ile yapılmış muhtelif ropörtajlardan derlediğimiz bu bölümde, laser tedavileri ile ilgili sorulara konunun uzmanı Dr.Nusret Baş'ın verdiği cevaplar bulunuyor.

56 soru, 56 cevap'tan oluşan internette konu üzerine en kapsamlı ve doğru bilgilere ulaşabileceğiniz bu bölümü, laserle gözlüklerinden kurtulmayı düşünen her hastanın ameliyat öncesi okuması gerektiğine inanıyoruz.


SORU ve CEVAP bankamızı zenginleştirmek için sizden soru bekliyoruz. Göz sağlığı, hastalıkları ve tedavi yöntemleri üzerine aklınıza takılan tüm soruları soru@nusretbas.com adresine gönderebilirsiniz. Sorularınız en geç 24 saat içinde cevaplandırılacaktır.

Sorularınız için: soru@nusretbas.com


Yalnızca maillere verilen cevaplar bölümünden bire bir alıntı yapılabilir, diğer bölümlerden alıntı ropörtajları yapanların iznine tabidir


 


Laser uygulamayı nerede öğrendiniz ?

Excimer Laser'in saydam tabakayı şekillendireceğini 1986 yılında ilk defa bir makalede yayınlayan Amerikalı Prof. Stefan Trokel'dir.

Stefan Trokel ile birlikte çalıştık ve ilk ameliyatlarımızı birlikte yaptık.

Kendisini 2 defa Türkiye'ye davet ettik ve bu arada birlikte Türk hekimlerine Swiss Otel de bir konferansta verdik.

Ayrıca 1991 yılında itibaren 15 yıldır bu lazer cerrahisi ile ilgili uluslararası toplantıların hemen hepsine katıldım.



 
Laser yapıldıktan sonra göz kusuru tekrarlar mı?

Göz kusurlarındaki büyük değişim 6 ile 18 yaş arasında oluşmaktadır. 18 yaşından sonraki değişim çok az ve yavaştır. Yapılan tedavi bu değişimi durdurmaz. İlk lazer tedavisi olan PRK yönteminde %10 hastada geriye dönüş oluyor idi. Artık yeni tedavi yöntemleri ile geriye dönüş, ihmal edilebilecek seviyededir.

 

Wavefront, LASIK gibi göz ameliyatları oldukça yeni. Sizce gelecekte bu ameliyatların yan etkileri oluşur mu? Bu konuda ne dersiniz?

Laser tedavileri dünyada 15 yıldır uygulanan, dünyanın en yaygın yapılan cerrahilerindendir. Ve dünyanın en başarılı, hasta memnuniyeti en yüksek cerrahi yöntemidir:

Bütün yan etkilerini biliyoruz ve bu yan etkiler hasta seçimi, yapılacak tedavini şekli iyi yapıldığında çok düşük seviyededir. Gelecekte farklı yan etkilerin oluşacağını düşünmüyorum. Ama muhtemelen yeni teknolojiler, yeni tedavi yöntemleri gelişecektir. Ancak ben genetik tedavilerin Laser tedavilerinin önüne geçeceğini düşünüyorum.

 

 

Şu ana kadar kaç laser uygulaması yaptınız?

Kliniğimizde arkadaşlarla beraber toplam 120.000, bireysel olarak 50.000 den fazla laser uygulaması gerçekleştirmiş bulunmaktayız.


 

 

 



 

Heyecanlanıyorum bu nedenle Laser olmaktan korkuyorum.

Laser tedavisi, genel anestezi gerektirmeyen göze bir damla damlatılarak yapılan ve tedavi süresi maximum 10 dakika olan bir tedavidir.

Laser'in bütün safhalarını hastalarıma anlatıyorum. Hekimine güvenen ve inanan hastanın heyecanı kendiliğinden azalıyor. Nadiren de sakinleştirici ve heyecan giderici bir ilaç veriyoruz. Şimdiye kadar korku ve heyecanından dolayı ameliyattan vazgeçen bir hastam olmadı

 

Yaptığınız laserlerde başarı oranı nedir?

Başarı izafi bir kavramdır. Hasta memnuniyeti olarak ifade edilirse memnun olmayan hastamız azdır. Bu da hastaların beklentisi karşılayıp karşılamadığına göre değişmektedir. Ancak biz, başarıyı + - 0.50 ya da + - 1 diyoptri sınarları içinde kalmak şeklinde ifade ederiz. Miyopinin derecesine göre başarı %90 ile%99 arasında değişir.




 

Lasik tedavisi denilen gelişmiş yöntemde tedavi sonrası ağrı varmıdır ve ne kadar sürer?

Lasik tedavisinden sonra ağrı olmaz ancak 3 - 4 saat sürebilen yanma batma ve sulanma olur.

Eski PRK tedavisinde 2 gün süren çok şiddetli ağrı olmaktaydı.

Yeni bir yöntem olan Lasek tedavisinde de 3 gün süren batma, hafif derecede ağrı, sulanma ve yanma şikayetleri olmaktadır

 

 

Hangi laseri kullanıyorsunuz ve modeli
nedir ?

Biz Türkiye Hastanesi göz kliniğinde dünyanın gelişmiş, en iyi iki farklı lazerini kullanıyoruz.

Biri "Ziess" firmasının geliştirdiği 2005 model MEL-80, diğeri Amerika'nın en büyük firması VİSX, markalarıdır. Ayrıca Intralase lazeridir. Buda teknolojisi Nobel ödülü almış bir Amerikan lazeridir.

 

 

 

Türkiye de Laser uygulamasını hekimler nereden öğreniyorlar?

Bu konuda Türkiye Hastanesi'nde ki meslektaşlarımla beraber hazırladığımız Excimer Laser cerrahisi uygulama yöntemeleri dikkat edilecek hususları anlatan "Lasik" kitabımız, bütün meslektaşlarımız tarafından okunan ve Türkçe olarak yayınlanmış tek referans kitaptır. Teorik bilgileri güncel ve yeterli olarak veren bu kitapta , uygulama ve pratikte anlatılmıştır. Yabancı dilde yazılmış bir çok kitapta mevcuttur.

Oftalmoloji derneğinin yaptığı toplantıların önemli konu başlıklarından biride laser tedavileridir. Ayrıca bu konuda Türkiye Hastanesi göz kliniği yüzlerce hekim arkadaşımızın pratik bilgilerini geliştirdikleri referans kliniktir.

 

Sonuç için garanti verilebilir mi?

Hiçbir tıbbi tedavide garanti söz konusu olmaz. 1 saat sonra yaşacağınızı bile söyleyemezsiniz. Ancak istatistiki bilgi verebilirsiniz. Tedavinizin muhtemel yan-etkileri hakkında bilgi verebilirsiniz. Tedavinin sonuçları hakkında bilgi verebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Laser ameliyatlarında fiyat farkı olmasının ameliyatın kalitesine etkisi var mıdır?

Laser cerrahisinde başarının 3 önemli faktörü vardır.
1. yeni bir teknoloji
2. bu teknolojinin en iyi şartlarda kullanılması
3. bu konuda eğitimli 1 hekim

Bunların bir maliyeti vardır. Ve bu maliyet önemli bir maliyettir. Vücudun bütün organları kıymetlidir. Ama gözün yeri bambaşkadır. Bir hayat boyu kullanacağı bu kıymetli organların tedavisinde tassaruf düşünülemez. Dolayı ise ucuz tedaviyi anlayamıyorum


 

 

Türkiye de Laser tedavileri konusunda duayenler kimlerdir?

Excimer Laser tedavisine Türkiye de ilk başlayan bizim kliniğimizdir ( Türkiye Hastanesi göz kliniği ). Dr. Sinan Göker ve Dr. Bozkurt Şener ortak kliniklerinde ve eş zamanlı olarak Dr. Emrullah Taşındı da kendi kliniklerinde tedaviye ilk başlayanlardandır. Ve halen bu arkadaşlar ( buna kendimizide dahil ediyorum ) Laser tedavisinin duayenleri arasındadır.

 

 

 

Teknoloji sürekli yenileniyor ve yeni cihazlar çıkıyor. Çıkar çıkmazda uygulamalara başlanıyor. Bu cihazlar henüz yeterince denenmemiş olabilirler mi?

Elbette olabilir. Çok doğru. Ama biz uluslararası kalitesi kanıtlanmamış bir cihazı ve tedavi yöntemini kesinlikle uygulamıyoruz.

 

 

 

 

 

Kliniğinizde kaç doktora eğitim verdiniz?

100 den fazla göz hekimi arkadaşımızla bilgilerimizi paylaştık.


 

Wavefront nedir? Farklı bir cerrahi yöntem midir?

Wavefront bir cerrahi yöntem değil, bir uygulama şeklidir. Gözün saydam tabakasındaki kırma kusurları toptan değil de noktasal olarak yüzlerce noktadan tek laser le ölçülür, haritalanır. Buna topografi denir.

Buna uygun ve kişiye özel bir tedavi yapılır. Bu şekilde görme kusuru ile beraber görüntü saçılmaları da ( aberasyon ) tedavi edilerek daha kaliteli bir görme elde edilir. Çoğu kez bu görme, gözlükte görmekten daha nettir. Bundan dolayı bu tedaviye kartal göz tedavisi veya kartal göz de (eagle eye) denmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Intralase denilen laser tedavisi nedir?

Lasik tedavisinde 1. safha 160 mikron kalınlığında kontakt lense benzeyen bir flep in oluşturulması , 2. safha ise Excimer Laser le kusurun tedavi edilmesidir.

Bu flep oluşturma işi (yani gözün saydam tabakasının kontakt lens şeklinde kaldırılması işlemi) mikrokeratom denen bir cihazla yapılan mekanik bir işlemdir. Bunun için özel bıçaklar kullanılır. Bıçakların kalitesi son derece önemlidir. Çünkü yapılan işte son derece hassas bir iştir. Lasik tevdisindeki yan etkilerin %90 ı mikrokeratomla tabaka kaldırmak esnasında oluşur.

Mikrokeratom cihazları çok gelişmiş olmakla birlikte standart bir tedavi oluşturulamamıştır. Kaldırılan tabakanın, yani flepin kalınlığı, çapı, arzu edilen standartlarda olamamaktadır. Düz kornealarda, dik kornealarda, ince kornealarda zorluklar vardır. Intralase yepyeni bir teknolojidir. Amerika Sağlık Bakanlığı'ndan (FDA) 2004 yılında ruhsat almış, flep hazırlama yan etkilerini 0 a indirmişti. Her türlü göze rahatlıkla uygulanabilir. İstenilen çapta ve kalınlıkta flep elde edilebilir. Son derece güvenilir, yeni ve modern bir yöntemdir.bütün göz kusurlarında tavsiye edilmekle beraber biraz önce bahsi geçen 40 diyoptrinin ( derece ) altındaki düz kornealarda 47 diyoptrinin üzerindeki dik kornealarda, hipermetroplarda ve karışık astigmatlarda mutlaka kullanılmalıdır. Mükemmel ancak maalesef pahalı bir tedavi yöntemidir.


     
   

 

 

ABD de laser tedavisi uygulanıyor mu?

Bizim uygulamakta olduğumuz tüm tedavi yöntemleri Amerikan Sağlık Bakanlığı onayı ile Amerikada da uygulanmaktadır.

 

Kaç dereceye kadar miyop düzelebilir?

Excimer laser yöntemi ile 12 dereceye kadar miyopiyi
düzeltmek mümkündür daha yüksek göz kusurlarıda düzeltilebilir ancak ilave işlemler gerekir.

 

Tedavi sırasında gözümü oynatırsam ne olur?

Hasta " ya gözümü oynatırsam" diye endişe eder. Hastanın yardımına ihtiyacınız yok. Gözünü istediği kadar oynatabilir. Teknoloji riski en aza indirdi artık. Ameliyat esnasında, elektrik kesilsin, deprem olsun, sistem hemen kendini kilitliyor, sonra devam ediyoruz…"

 

Her göz doktoru Laser yapabilir mi?

Göz büyük bir alemdir. Artık bunun tamamını tam olarak tek bir hekimin kavrayabilmesi mümkün değildir. Göz de kendi arasında pek çok branşa ayrılmıştır. Herhangi bir göz hekiminin lazer cerrahisi de yapması mümkün değildir. Bu konuda teorik ve pratik eğitim alması şarttır.

 

 

   

Aşağıdaki bölüm İnci Ertuğrul'un Türkiye Gazetesi'nde Laser tedavileri ile
ilgili ropörtajından alınmıştır.
Ropörtajın tamamı için Tıklayın...
 

Aşağıdaki bölüm İnci Ertuğrul'un Türkiye Gazetesi'nde Laser tedavileri ile
ilgili ropörtajından alınmıştır.
Ropörtajın tamamı için Tıklayın...


Kimler laser'le ameliyat edilip, tedavi edilebilir?


Üç grup hasta var.
Birincisi tıbben zaruri olan hastalıklar; iki gözün arasında farklı göz kusurları varsa.
Biri 0 biri 4 numaraysa. Bunu gözlükle dengeleyemezsin.

5-6 numaranın üzerine çıkmış göz kusurlarında da tedavi gereği vardır, zira gözlüğü çıkarınca evin içinde yürünemiyor. Bu gibi hastalarında ameliyat edilmesi lazım. Gözünden hastalık geçirmiş, lekeler kalmış, hastaların tedavi edilmesi lazım.

İkinci gruptakileri, "sosyal endikasyon" diye tabir ediyoruz. BUnlar herhangi bir nedenle mesleğini gözlükle yapamayan kimselerdir. Sporcu, asker, pilot, dalgıç mesela.

En çok hastamız "psikolojik endikasyon" dediğimiz gruptur ki, estetik kaygıları olanlar…Herhangi bir nedenle gözlük takmak istemiyor. Sıkılıyor, baş ağrısı yapıyor. Yazın tozdan, kışın buğudan sıkıldığını söylüyor ve yüzüme yakışmıyor, burnumun şeklini bozuyor diyor bir başkası…"

 

 

 

 

Herkese uygulana bilir mi bu tedavi şekli?...Kolay bir uygulama diye duyuyoruz, gerçekten öyle mi?...

Muhtelif laser yöntemleri var ve her türlü göz kusurunu tedavi edebilirsiniz.

Hasta 18 yaşını bitirmiş olmalı. Yaşın üst sınırı yok. 60-70 yaşına kadar uygulayabilirsiniz.

Başka bir göz hastalığının, ileri düzeyde bir göz kuruluğu, göz romatizması gibi hastalıkların olmaması gerekiyor.

Kontakt lens kullanıyorsa lensin cinsine göre minimum 7 gün önceden çıkarmış olması lazım. Bundan sonrası hekimin vereceği karar. Tedavi son derece basit.

On dakikada iki gözü ameliyat ediyorsunuz, 2-3 saat içinde araba kullanabilecek kadar görmeye başlıyor. Ertesi gün işine, evine gidebiliyor.

Laserle göz kusurlarının tamamına yakınını tedavi edebilir hale geldik. Miyop olsun, astigmat olsun, hipermetrop olsun, karışık astigmat olsun. Bir tek problem gibi görünen 45 yaş sonrası ortaya çıkan yakın görme problemidir. Yaşlılık hipermetropisinin tedavisi için biraz daha çalışmak lazım…


 

 

İşin içinde göz gibi hassas bir organ olunca insan risk payını düşünmeden edemiyor. Bu yöntemler güvenli mi?

Eğer hastada ufak bir risk varsa tedaviyi yapmıyoruz.

Alternatif tedavilere yöneliyoruz.

Bu uygulamayı yapabilmek için altyapı, bilgi ve beceri gerekiyor. Hastalığı iyi tanımanız ve doğru karar vermeniz gerekiyor. Bunlardan birinde yanlışlık yaparsanız hastaya zarar verirsiniz.
Kalıcı bir zarar olur…

 

 

 


Hasta bu operasyona nasıl hazırlanıyor?... Lokal anestezi mi uygulanıyor?

Sözel anestezi yapıyoruz . Hastalar çok korkarak geliyor, herhangi bir ağrı olmayacağını, riski olmadığını anlatınca rahatlıyor.

Doktora güvenince işin yarısı halloluyor zaten. Bir damla damlatıyoruz göze o kadar. Eğer çok korkuyorsa sakinleştirici ilaç veriyoruz.

Hasta " ya gözümü oynatırsam" diye endişe eder. Hastanın yardımına ihtiyacınız yok. Gözünü istediği kadar oynatabilir. Teknoloji riski en aza indirdi artık. Ameliyat esnasında, elektrik kesilsin, deprem olsun, sistem hemen kendini kilitliyor, sonra devam ediyoruz…

 

 

Uzun yıllar kalın gözlükle yaşayan insanlar ameliyat sonrası neler yaşıyorlar?...

Hastalar ameliyat sonrası şaşkın oluyorlar. Ameliyatın ardından " geçmiş olsun " denince bittiğine inanamıyorlar.

Miyoplar etrafı küçük görürler, ameliyat sonrasında etrafı büyümüş olarak görünce şaşkınlık ve sevinç oluyor. Gözlük kullananlar , sabahları kalkınca uzun süre gözlüklerini aradıklarını anlatıyorlar.

Tedaviye uygun olmadığını söylediğimiz hastalar arasında ağlayanlar oluyor...

 

 

 

 

 

Hasta nereden bilecek kaliteyi ve bu kadar hastane arasında nasıl seçim yapacak?...


Ekip çalışması yapan, tecrübeli klinikleri tercih etmeleri gerekiyor.
Rekabet ortamında kar marjı düşürülebilir ama belli bir rakamın altına inerseniz teknolojik yenileme yapamazsızınız, malzemeyi yeteri kadar kullanamazsınız.

Ucuz laser ameliyatı olmayın!

Her hastanın gözüne kullanılan bir sarf malzemesi var ve onun maliyeti var. Şimdi bu bir ekonomik yarışa döndü. O malzemenin maliyetinin altına fiyatlara ameliyat yapılıyor. Uyarmak gerekiyor hastaları. Bir göz için kullanılması gereken sarf malzemesini , üç göze, dört göze, beş, on göze uygulayabilirsiniz.

Sonuçta "ben gözlükten kurtulacağım" derken görme kalitenizde düşüş olur.

 

Türkiye'de çok sayıda göz hastanesi var. Ve bunlara yenileri ekleniyor. Çok mu hasta var yoksa karlı bir alan olarak mı görülüyor?

Toplumun yaklaşık yüzde 40'ının göz kusuru var. Belki ileride genetik olarak engellemek mümkün olacak ama şu an için doğan on çocuktan dördünün görme bozukluğu var. Bunu ya gözlük takarak ya da kontakt lens kullanarak tedavi etmek durumundasınız. Az ya da çok göz kusuru olmayan hiç kimse yok. Gözde müthiş değişiklik ve gelişmeler var.
Laser ameliyatlarına 1992'de Türkiye Hastanesi'nde başladık ve büyük bir talep oldu. Göz hastanelerinin açılmasında Türkiye Hastanesinin başarısının etkili olduğunu düşünüyorum. Bu Avrupa Birliğine doğru ilerleyen Türkiye için iyi bir gelişmedir. Rekabet her gelişmenin motor gücüdür. Rekabet olsun ama etik olsun.

Bir işi yapmak için önce bilimsel altyapı, bilgi, gelişmeleri takip etmek, komplikasyonları yönetebilmek lazım. Bu faktörleri göz ardı ederek " bu işi biz de yapalım" deyip yalnızca makine alıp , reklam yaparak arzu edilen sağlık hizmetinin verilemeyeceğine inanıyorum.

 

 

 

Çok hızlı bir gelişmden söz ettiniz. Dünyada bu konuda önde olanlar kimler?...

Bütün dünya ülkelerinin katkıları var bu işin gelişmesinde.

Dünyanın bilgisi bir yerde toplanıyor, tabii Amerika bu işte de önde. Ama biz bu tedavilere Amerika'dan daha önce başladık. İnanıyorum ki bizim tecrübemiz onlardan daha fazla. Çünkü Amerika'da sağlık Bakanlığı çok daha muhafazakar.

Bu tedavi beş sene kontrol ve takip edildi. Biz 1992'de Avrupa Ülkeleriyle beraber başladık tedavilere, Amerika'da 1998 de başlandı.

Şimdi gelinen nokta WAVEFRONT yöntemiyle "süper görüş " sağlamak. Biz buna kartal gözü de diyoruz. Gözdeki görme kusurlarını ortadan kaldırıyor ve görme derecesi çok üst seviyelere çıkarabiliyor..

 

 

 

 

 
Aşağıdaki bölüm Ferhan Kaya Poroy/ Oya Özdilek'in Posta Gazetesi için yaptıkları lazer tedavileri ile iglili ropörtajlarından alınmıştır.
Ropörtajın tamamı için Tıklayın
 
Aşağıdaki bölüm Ferhan Kaya Poroy/ Oya Özdilek'in Posta Gazetesi için yaptıkları lazer tedavileri ile iglili ropörtajlarından alınmıştır.
Ropörtajın tamamı için Tıklayın
 

Ameliyatla gözlükten kurtulmak mümkün mü?

Dr. BAŞ: Biz burada ticari bir müessese gibi değil, bir sağlık kurulşu gibi davranıyoruz.

Tabii ki gözlüğünden her kurtulmak isteyene biz ameliyat yapmıyoruz.

Bu tip cerrahide, bize gözü hasta olan ve acele ameliyat olması gereken kişi başvurmaz. Kişinin isteği, bir an önce gözlüğünden kurtulmaktır.

Doktorun bu aşamada dikkatli davranıp, hastanın hayatının ileri dönemini düşünmesi ve ona zarar vermeyecek bir karar alması gerekir. "Refraksiyon cerrahisi" yani göz kusurlarının giderilmesine yönelik cerrahi operasyonlarda doktorun inisiyatifi çok önemlidir.

 

 

 

 

 

 


Kimler ameliyat olabilir?


Dr. BAŞ: Öncelikle hastanın dikkatli bir muayeneden geçirilmesi gerekiyor. Gözün retinasına bakılır. Retinada incelme var mı, yırtık var mı, delik var mı bunların tetkiki yapılır. Kornea dediğimiz , gözün saydam tabakasının topogrfaik yöntemlerle haritası çıkarılır. Gözde bir incelme var mı, göz yaşı sistemi doğru çalışıyor mu, kuruluk var mı, bunlara dikkatlice bakılır. Her türlü araştırma yapıldıktan sonra ikinci aşamaya geçilir. Kişinin bir gözü sıfır, diğer gözü 7 numara ise, bu kişinin mutlaka ameliyat olması gerekir. Çünkü iki göz arasında büyük fark vardır ve bu durum kişiyi rahatsız eder.

Ameliyat olmayı şart koşan diğer bir neden ise sosyal etkendir. Buna örnek olarak göz kusuru nedeniyle gözlük kullandığı için mesleğini yapamayanları verebiliriz. Mesela basket bolcular, dalgıçlar gözlükle işlerini yapamazlar. Mutlaka ameliyat olması gereken bir diğer grup ise, gözlük nedeni ile psikolojik açıdan rahatsızlık duyanlardır. Kişi gözlüğe uyum sağlayamaz. Gözlüğün çirkin durduğunu düşünür ya da deprem olursa, gözlüğüm kırılırsa, gibi kaygılar yaşar.

 

 

 

 

Psikolojik veya sosyal bir nedenle ameliyat olmasına karar verilen hasta daha sonra ne gibi aşamalardan geçer?

Dr. BAŞ: Bu aşamada hastanın ameliyata uygun olup olmadığı ve risk yüzdesi belirlenir. Örneğin hastada 10 numara göz kusuru vardır ama, ancak 5 numara küçültülmesinde risk yoktur. 5 numaranın üzerinde göz inceldiği için risk de daha fazla artar. Böyle bir durumda size , "bu tedaviye uygun değilsiniz" diyoruz. Bir de örneğin hastanın retinasında bir incelme varsa yapmıyoruz. Bu şekilde üzülerek giden çok hasta var. Ama biz hastaları uyarıyoruz.

 

Ameliyat olmaması gereken bir kişi ameliyat olursa ne gibi sorunlar ortaya çıkar?

Dr. BAŞ: İlk aşamada kötü bir sonuç ortaya çıkmaz, ancak daha sonra görme kalitesinde bozulmalar başlar.
Retinada delik varsa, bir iki yıl sonra daha büyük yırtıklar ortaya çıkabilir. Kornea yı fazla inceltirseniz, hastaya göz nakli ameliyatı yapılması zorunda kalınabilir.

Bu ameliyatlar yapılması mutlak olmadığı için hiç bir şekilde hastalar riske sokulmamalıdır.

 

Ameliyat öncesi karar aşamasında yapılan muayene ne kadar sürüyor?

Dr. BAŞ: Yaklaşık iki saat sürer: bunun içine tüm testler ve doktor muayenesi dahildir.

 

 

 

Bu tür ameliyatlar için belirli bir yaş sınırı var mı?

Dr. BAŞ: 18 yaşını bitirmiş olması gerekiyor ama üst sınır olarak bir şey yok.80 yaşındaki hastalara bile yapılıyor.

Alt sınırın nedeni ise, özellikle miyobun 18 yaşına kadar artış göstermesidir. Ancak 18 den sonra ilerlemesi oldukça azalır.

 

Bu ameliyatlarda gözü kaybetme riski var mı?

Dr. BAŞ: Bu ameliyatlarda kör olmak diye bir risk yoktur.

Hatta bunu doktor istese de yapamaz diyebilirim.

Bu ameliyatlarda riski arttıran iki önemli unsur vardır. Birincisi ameliyatı yapan hekimin bilgi düzeyi. Yaptığı işi iyi bilmesi ve deneyimli olması gerekir. İkincisi ise kullanılan aletlerin modern ve bakımı yapılmış cihazlar olması gerekir. Bu cihazların parçalarının belirli sürelerde değiştirilmesi gerekiyor. Ancak kurum buna önem vermeyip, bir parçayla daha uzun süre ameliyat yaparsa yaptığı işin kalitesi düşer. Bu kaliteyi hasta değerlendiremez. Bu nedenle yapılan işte güven çok önemli. Hastanın bir işi yaptıracağı kuruma ve hekime güvenmesi gerekir.

 

 

Ameliyat öncesinde ne gibi bir hazırlık yapılıyor?

Dr. BAŞ: Öncelikle hasta kontakt lens kullanıyorsa yumuşak lensleri 7, yarı yumuşak lensleri 15 gün önceden çıkartmasını istiyoruz.

Çünkü lensler korneanın su miktarını bozuyor ve ameliyat sırasında sorun çıkarabiliyor. Bu nedenle hastaya bu süre içinde gözlük takmasını öneriyoruz.

Hastalara hastalığının seyriyle ilgili, onu bilgilendirici 10-15 dakikalık bir konuşma yapıyoruz. Ameliyat kararını da yine hastaya bırakıyoruz. Biz klinik olarak hastaya ameliyatta karşılaşabileceği her türlü şeyi söylüyoruz.

 

 

 

 

 

Ameliyatta neler oluyor?

Hasta ameliyathaneye alınıyor. Saçlarına bir bone takılıyor. Steril bir terlik ve önlük veriyoruz veya ayakkabısı galoş geçiriyoruz. Hasta yürüyerek geliyor ve ameliyat olacağı masaya sırt üstü yatıyor.

Burası klasik bir ameliyathane ortamından farklı. Hastanın bir lazer spot ışığına bakmasını istiyoruz. Biz özel bir aletle işleme başlıyoruz ve gözden küçük bir parça kaldırıyoruz. Önce bir gözünü yapıyoruz, iki dakika sürüyor. Hasta hiç ağrı hissetmiyor. Çok korkan hastalara sakinleşmesi için diazem türünden sakinleştiriciler veriyoruz. Hasta masadan kalktığı zaman suyun içine bakıyormuş gibi bulanık görür, dışarıdan bakıldığında da kırmızılık olur.

 

Bu ameliyatlarla hangi göz kusurları tedavi ediliyor? Miyop mu hipermetrop mu, astigmat mı?

Dr. BAŞ: 1992 yılında yalnız miyoplar tedavi ediliyordu. Sonra miyop astigmatlar da tedavi edilebiliri duruma geldi. 1997'de hipermetropları , daha sonrada hipermetrop astigmatları tedavi etmeye başladık.

Bu gün göz kusuru olan insanların yüzde 95'i tedavi ediliyor. Excimer Laser kullanarak -+12 dereceye kadar miyopi, 6 dereceye astigmaztizma, + 6 dereceye kadar hipermetropiyi tedavi edebiliyoruz. Daha yüksek kusurlar için ilave yöntemler gerekebilmektedir. Hepsi için aynı süre geçerli oluyor.

 

Ne kadar süre sonra görme netleşiyor?

Dr. BAŞ: Hastaların 3-4 saat sonra görmeleri yüzde 70'e ulaşabiliyor ve bir otomobil kullanacak kadar görüş mesafesi elde edilebiliyor.

 

Şeker hastalarına ameliyat yapılır mı?

Dr. BAŞ: Şeker hastalarında biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü enfeksiyon riski açıcından şekerin kontrollü olması lazım. Kontrollü ve dikkatli bir şekilde bunlarda tedavi edilebilir.

ara   ara

Gördüğüm miyop göz doktorlarının hiçbiri bu operasyonu kendilerine uygulatmıyor, hepsi gözlük kullanıyor.

Bizim klinigimizde 9 goz hekimi arkadaşımızın ameliyat oldugunu biliyorum. Şahsen ameliyatlarını gerçekleştirdiğim hekim arkadaslarim var. Bu vesile ile goz hekimlerinin de Laser ameliyati olduklarini belirtmek isterim.

 

Gözlüklü göz doktorlarına neden gözlük kullandıklarını kendilerine sorunca "ilerde katarakt tedavisine engel oluyor " türü cevaplar verdiler. Ben de sıradan vatandaş olarak dediklerine inanmak durumunda kaldım, sonuçta konuyu bir göz doktorundan daha iyi bilecek değilim. Ancak sizin sayfanızda anlatılanlar da bilimsel olarak tatminkâr geldi. Bu konuda yorumunuz nedir?


Laser ameliyati olanlarin gozlerinde , ileride olusmasi muhtemel, katarakt sonucu ameliyat olduklari takdirde problem yasayacaklari dogrudur.

Katarakt dedigimiz sey goz icinde bulunan mercegin bozulmasi ve opaklasmasidir. Biz katarakt ameliyatlarinda bozulan mercegi cikarip yerine yapay mercek yerlestiriryoruz. Yerlestirdigimiz mercegin numarasinin tespitinde korneanin on yuzey caplarindan istifade ediyoruz. Fakat, laser ameliyati olmus bir hastada bahsettigimiz kornea ön yuzey caplari degismektedir. Bu nedende yerlestirilen yapay mercegin numarasinda bazi hatalar olusabiliyor.

Şunu belirtmek isterim ki; yeni hesaplama yöntemleri ve gelistirilen yeni teknolojiler bu problemi tamamen ortadan kaldirmistir. Fakat, bu olcumleri yapan cihazlar oldukca pahali ve takdir edersiniz ki Turkiye sartlarinda her goz hekimi bu cihazlara sahip olamiyor. Simdilik laser ameliyatlari konusunda uzmanlasmis belli basli merkezlerde bulunan cihazlarin ileride daha yaygin bir sekilde kullanilacagini umit ediyoruz. Kendi klinigimizde bahsettigim olcum yapan cihazlarını 5 yildir kullanmaktayiz ve 2 tane aletimiz mevcut.

Bu baglamda, artik laser
ameliyati gecirmis hastalar katarakt ameliyatlarinda bir sorun yasamamaktadirlar

ara   ara

LASIK operasyonları ile ilgili Göz doktorlarının (sizlerin) bilip de bizim bilmediğimiz sorunlar var mı?

Ben nacizane Lasik operasyonunu evde kullandigimiz elektirige benzetiyorum. Neyi nerede ve ne sekilde kullanacaginizi bilirseniz o elektirikle evi isitabilir, evde bulunan makinalari calistirabilirsinzi ve hic bir tehlike yaşamazsınız.

Laser’le göz kusurlarının giderilmesinde 10 dan fazla değişik ameliyat yöntemi mevcut. Burada onemli olan hangi göze hangi yöntemin uygulanmasi gerektigi kararidir.

Eğer burada dogru karar verilirse göz hic bir zarar gormez. Ayrica sunu soylemek isterim ki; bugün dunyanın bütün diğer ülkeleri dahil en cok uygulanan ameliyatlarin başında Lasik gelmektedir.

 

Lazerle göz ameliyatından sonra gece görüşünün düzgün olmadığını bir çok kişiden duyuyorum. Bir göz hekimine de sorduğumda bunun doğru olduğunu, geceleri ışık kaynakları etrafındaki harelerin olcağını, bunun düzelmesinin mümkün olmadığını söyledi. Doğru mudur?

Tedavi yapilan bölgenin çapı göz bebeğinden daha küçük ise geceleri görmede önemli problemler ortaya çıkar.

Bunlarında düzeltilmesi mümkündür.

Fakat bu gibi şikayetlerin  oluşmayacağı bir tedavi yöntemini uygulamak gerekir. Eğer, tedavi zonunu veya alanini pupilla dan yani goz bebeginden daha geniş tutarsaniz bahsettiğiniz problem kesinlikle yaşanmaz.

Burada karar veren hekimin bilgi ve tecrübe düzeyi önemlidir

question44   ara

Doktorum laser ameliyatı sonrası -0.50 ile -1.00 arası bir geri dönüş olabileceğini söyledi. Görüşünüz nedir?

Evet bu ihtimal mevcuttur. Ancak 100 hastadan 5 inde olabilmekte. Böyle durumla karşı karşıya kalınsa bile duzeltilmesinin her zaman mümkün olduğunu soylemek isterim.

 

Lasek yönteminin gözüme uygun olduğu söylendi. Ama iyileşme sürecinin çok ağrılı olacağı ve uzun süreceği belirtildiği için açıkçası biraz korktum ve istemedim.

Lasek yöntemi uyguladığımız 11 farklli yöntemden biri. Hastası iyi secilirse mukemmel sonuçlar vermektedir. Hastanın iyi secilmesinden kastım, bu yontemin verimli olmasi icin belirli koşullarin hastada bulunmasi gerekiyor.

İyileşme süreci cok degil ama kısmen ağrili olabilmekte ve gormenin normalleşmesi 1 hafta zamanı almaktadir. Ama sonuç acisindan, az once belirttigim gibi, hasta secimi iyi yapilirsa ve yontem iyi uygulanirsa cok iyi bir method dur.



ara   47

Intralase ve lasek arasında büyük farklar var mıdır?

Intralase ile Lasek oldukca farkli seyler. Esasinda bunlari mukayase etmek dogru da degil.

 

Astigmat konusunda okuduklarım kafamı karıştırdı. Laser ameliyatlarının astigmatlar için uygun olup olmadığını anlayamadım. 5 ya da 6 numara gibi bir üst sınırdan bahsediyorlar. Astigmata özel
tekniklerden bahsedenler de var. Bu konuda bilgi alabilirmiyim.

6 dereceye kadar astigmati tedavi etmek mumkun. Daha yuksek derecelerde tedavi edilebilir, ancak laser'e cerrahi yontemler de ilave etmek gerekir. Çok yüksek astigmatlara başka hastalıklarda eşlik edebilir. Bunlar detayli kontrolde ortaya cikarilir.

ara

 

ara

Lasik ile intralase arasındaki farkın flep aşaması olduğunu göz önüne alırsak, lasik, intralase tekniğine göre çok mu geride
kalmıştır yoksa operasyon sonrası başarıyı
düşündüğümüzde neredeyse hiç fark yok diyebilir miyiz?

Oncelikle belirtmek isterim ki, Intralase dedigimiz operasyon ayni zamanda Lasik operasyonudur.

Bahsetmiş olduğunuz gibi, Lasik operasyonlarinda flap kaldirilirken 2 türlü cihaz kullaniliyor.

Biri el ile kullanilan microkeratom digeri ise laser'li microkeratom, ki biz buna intralase diyoruz.

Operasyon ayni, yani lasik operasyonu fakat operasyon esnasinda, operasyonun en onemli asamalarindan biri olan flap'in kaldirilmasinda kullanilan cihazlar farkli. El ile kullanilan microkeratomlar da özel cihazlardır. Fakat, bazı gözlerde el ile kullanilan microkeratom kullanildiginda risk olusabilmekteydi.

Boyle gozlerde Intralase kullanilmasi kacinilmazdir.

Laserle kesilen flap kusursuz kesiliyor ve risk haliyle daha da azaliyor. Fakat aradaki maliyet farki buyuk oldugu icin takdir edersiniz ki herkes intralase ile ameliyat olamiyor.


 

Lazer ameliyatı sırasında yapılacak işlemlerden dolayı lokal aneztezi yerine narkoz ile uyutulmak istiyorum. Acaba bu mümkün mü? Değilse neden?

Narkoz elbette mümkün ama narkoz icin yapılacak işlemler, narkoz sonrası çekeceğiniz sıkıntı, narkozsuz göz ameliyatınızdan daha rahatsız edici olacaktır.

Bu operasyonlardan 50.000 den fazla gerceklestirdim. Sizin gibi Narkoz almak isteyen hastalarım oldu.

 Hepsi gayet rahat bir sekilde operasyonlarını gecirdiler cokta memnun kaldılar. O nedenle rahat olunuz. 

ara

 

ara

İntralase (intralasik) teknolojisinin her hasta uygulanmadığı doğru mu?


Her hastada kullanılmadıgı da dogru çünkü İntralase, lasik ameliyatının maliyetini oldukca artiriyor.

Hastanin mali durumuna, görüşünden beklentisine ve genel risk durumlarina göre intralase yerine elle kullanilan microkeratomları kulanmaktayız. Bu acıdan bahsettiginiz üzre, evet intralase her vakada kullanilamamaktadir, fakat her açıdan mükemmel bir lazerdir ve oldukca üstün bir teknolojidir.Bir femtosecond laserdir yani, bir saniyenin 10 üzeri 13 ünde bir atış atar. Nobel ödülü almış bir teknolojidir. Bu nedenle güvenle intralase lasik olabilirsiniz. .

 

Intralase bazı hastalara zorunlu olarak mı uygulanıyor?

Intralase'in bazı vakalarda zorunlu olarak kullanıldığı doğrudur. Çünkü (ince Kornea'larda orneğin) risk oranı cok daha yüksek olduğu icin bizler normal microkeratom yerine, keside mükemmeliyetinden dolayı laser keratomu yani intralase'i tercih ediyoruz.

ara   ara


Wave
front ameliyatının hangi teknolojiyle yapıldığını merak
ediyorum.
Türkiye'de bu ameliyat için *Wavelight Allegretto
*V
ISX
*Zeiss mel 80 cihazları tercih ediliyor. Bu 3 cihaz hakkında bilgi verebilirmisiniz?

Hangisi daha yeni, daha güvenli, daha
risksiz, daha sık kullanılır?


B
u 3 cihazı karşılaştırabilir misiniz?

Visx Amerikan yapımıdır ve dünyada en fazla kullanılmakta olan cihazdır.

FDA'in tüm onayları mevcuttur. Göz takip ve iris tanıma sistemi ile yanlış tedavi veya hatalı tedavi yapma riski ortadan kaldırılmıştır. Biz bu cihazı 13 senedir kullanmaktayiz. 4 defa üst modelleri ile değiştirdik hepsinde de memnun kaldık.

İkinci cihaz ihtiyacımız için farklı bir marka olsun istedik bu nedenle Zeiss'in mel-80 dedigimiz son modelini aldık, bunuda kullanmaktayiz. Bu Alman yapımı bir cihazdır. Mel- 80 inde Wavefront tedavisi vardır fakat henüz FDA onayı almamıştır.

Zeiss tan ayrılan bir kısım mühendisler Allegretto yu üretmişlerdir. Çalışma sistemi mel-80 ' e benzemektedir.

Hangi lazer daha iyidir sorusuna cevap vermek oldukça güç benim icin. Hepsi de üstün teknolojidir ve hepsinin bir takım teknik konularda üstünlükleri vardır. Örneğin, küçük miyop ve miyop astigmat vakalarında hepsi iyidir ancak hipermetrop ve yüksek miyop astigmatlarda Visx in sonucları daha iyi.

Biz vakalarımızn %75 inde Visx s-4 ü, %25 inde mel-80 i kullanmaktayiz.

 

Intralase yöntemi ne kadar süredir Türkiye'de uygulanıyor? Sizin bu konudaki tecrübeniz nedir?

Intralase'in gelişimini 5 yıldır takip ediyor idim.  Intralase 3 sene önce Amerikan Sağlık Bakanlığı olarak nitelendirebileceğimiz FDA onayını aldı. Ben ise Nobel Ödüllü Intralase laserini 18 aydır uygulamaktayım. Türkiye'de bu cihaz ilk kez bizim kliniğimizde, ben ve arkadaşlarım tarafından kullanılmıştır.

ara

 

ara

İnsanların, sadece Türkiye de değil tüm dünyada, hala deney tahtası gibi kullanıldığı düşünülüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Gelişmiş ülkelerde araştırma ve geliştirme çalışmalarının insanlar üzerinde uygulanması çok sıkı prosedürlere bağlıdır.

Ancak gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde insanın çokta değerli kabul edilmediğini biliyoruz.

Bu bahsettiğiniz durum söz konusu olabilir. Fakat bizim uygulamakta olduğumuz laser tedavileri ile ilgili böyle bir durum söz konusu bile olamaz, kullandığımız cihazlar yalnızca Amerika’da onayından geçmiş cihazlar değildir. Avrupa Birliği ülkeleri, Japonya, İngiltere…gibi gelişmiş ülkelerde de onaylanmıştır ve güvenle kullanılmaktadır.

 

Intralase yönteminin komplikasyon riskini çok aza indirdiği söyleniyor ancak bu oran nedir 1/1000 mi ,1/10000 mi ,daha mı fazla ,daha mı az? İstatistikler ne diyor?

Lasik ameliyatlarında komplikasyonların %80'i corneal flap oluşumu esnasında olmaktadır.

Intralase bu komplikasyonları önemli derecede azaltmıştır.

Komplikasyon oranı, çalışmayı yapan hekime ve çalışmanın şekline göre değişir.

Microkeratomla gördüğümüz komplikasyonların büyük bir kısmını Intralase de görmüyoruz ancak bu ameliyatın diğer komplikasyonları olarak kabul edebileceğimiz, enfeksiyon, flap altında yabancı cisim kalması, flapte kırışıklık vs gibi komplikasyonlar olabilmektedir, Intralase bunu engellemez.

ara

 
 

İster Intralase yöntemi ister Klasik Lasik yöntemi uygulansın her iki yöntemde de "korneal flep" oluşturma yani gözün kornea kısmının kesilmesi söz konusu.

Bu kesme işleminde bir şeylerin hatalı yapılması ,bıçağın yada laser ışınlarının milimlik kayması, derine inmesi,alt tabakaya zarar vermesi gibi riskler yok mudur? 

Söyleşinizin birisinde kör olma riski yok demişsiniz ancak ufak bir hata buna sebep olmaz mı?

Lasik ameliyatlarının en önemli aşaması corneal flapin oluşturulmasıdır. Bu esnada bazı şeylerin yanlış yapılması hastanın gözüne zarar verebilir. Bu körlükle de sonuçlanabilir. Peki ama nasıl?

Şimdiye dek literatürde 10’dan az körlük vakası bildirilmiştir. Bu vakalar LASIK'in ilk başladığı dönemlerde yani bundan 10 sene önce meydana gelmiş ve microkeratom cihazının içinde bulunan kalınlık halkasının takılmaması sonucu gözün delinmesi şeklinde gerçekleşmiştir.( Bir otomobile gaz pedalının konulup, fren pedalının unutulması gibi örnekleyebiliriz, kaza kaçınılmazdır ve kabul edilemez bir hatadır.)

Ülkemizde böyle bir komplikasyon olmamıştır ve tamamen hekim hatasıdır. Bu gün gelişen teknolojide böyle bir şey mümkün değildir.

Kesilen Flap’in kalınlığı microkeratom cihazlarında + - 60 mikrona kadar değişebilmektedir. Bu Intralase de ise + - 10 mikrondur. Yani inanılmaz incelik oranında kornea yüzeyi kesilir. Kör olma riski bu bağlamda yoktur çünkü Korneaya yapılacak müdahale hesaplanırken daima maksimum güvenliğin hesap edilmesi gereklidir. Eğer bu güvenlik sınırlarına riayet edilmezse göz zarar görebilir. Bu zarardan maksat gözün kör olması değil gözün direncinin travmalara karsı azalmasıdır.

 

 

     
www.nusretbas.com

 

 

Laser uygulamayı nerede öğrendiniz ?

 
Laser yapıldıktan sonra göz kusuru tekrarlar mı?
 
Wavefront, LASIK gibi göz ameliyatları oldukça yeni. Sizce gelecekte bu ameliyatların yan etkileri oluşur mu? Bu konuda ne dersiniz?
 
Şu ana kadar kaç laser uygulaması yaptınız?
 
Heyecanlanıyorum bu nedenle Laser olmaktan korkuyorum.
 
Yaptığınız laserlerde başarı oranı nedir?
 
Lasik tedavisi denilen gelişmiş yöntemde tedavi sonrası ağrı varmıdır ve ne kadar sürer?
 
Hangi laseri kullanıyorsunuz ve modeli nedir ?
 
Türkiye de Laser uygulamasını hekimler nereden öğreniyorlar?
 
Sonuç için garanti verilebilir mi?
 
Laser ameliyatlarında fiyat farkı olmasının ameliyatın kalitesine etkisi var mıdır?
 
Türkiye de Laser tedavileri konusunda duayenler kimlerdir?
 
Teknoloji sürekli yenileniyor ve yeni cihazlar çıkıyor. Çıkar çıkmazda uygulamalara başlanıyor. Bu cihazlar henüz yeterince denenmemiş olabilirler mi?
 
Kliniğinizde kaç doktora eğitim verdiniz?
 
Wavefront nedir? Farklı bir cerrahi yöntem midir?
 
Intralase denilen laser tedavisi nedir?
 
ABD de laser tedavisi uygulanıyor mu?
 
Kaç dereceye kadar miyop düzelebilir?
 
Tedavi sırasında gözümü oynatırsam ne olur?
 
Her göz doktoru Laser yapabilir mi?
 
İınci Ertuğrul'un ropörtajından
 
Kimler laser'le ameliyat edilip, tedavi edilebilir?
 
Herkese uygulana bilir mi bu tedavi şekli?...Kolay bir uygulama diye duyuyoruz, gerçekten öyle mi?...
 
İşin içinde göz gibi hassas bir organ olunca insan risk payını düşünmeden edemiyor. Bu yöntemler güvenli mi?
 
Hasta bu operasyona nasıl hazırlanıyor?... Lokal anestezi mi uygulanıyor?
 
Uzun yıllar kalın gözlükle yaşayan insanlar ameliyat sonrası neler yaşıyorlar?...
 
Hasta nereden bilecek kaliteyi ve bu kadar hastane arasında nasıl seçim yapacak?..
 
Türkiye'de çok sayıda göz hastanesi var. Ve bunlara yenileri ekleniyor. Çok mu hasta var yoksa karlı bir alan olarak mı görülüyor?
 
Çok hızlı bir gelişmden söz ettiniz. Dünyada bu konuda önde olanlar kimler?...
 
Ferhan Kaya Poroy/ Oya Özdilek'in Ropörtajından
 
Ameliyatla gözlükten kurtulmak mümkün mü?
 
Psikolojik veya sosyal bir nedenle ameliyat olmasına karar verilen hasta daha sonra ne gibi aşamalardan geçer?
 
Ameliyat olmaması gereken bir kişi ameliyat olursa ne gibi sorunlar ortaya çıkar?
 
Ameliyat öncesi karar aşamasında yapılan muayene ne kadar sürüyor?
 
Bu tür ameliyatlar için belirli bir yaş sınırı var mı?
 
Bu ameliyatlarda gözü kaybetme riski var mı?
 
Ameliyat öncesinde ne gibi bir hazırlık yapılıyor?
 
Ameliyatta neler oluyor?
 
Bu ameliyatlarla hangi göz kusurları tedavi ediliyor? Miyop mu hipermetrop mu, astigmat mı?
 
Ne kadar süre sonra görme netleşiyor?
 
Şeker hastalarına ameliyat yapılır mı?
 

Aşağıda sitemize maille gelen sorular arasından seçilmiş sorular yer almaktadır. Sorulara tıklayarak Dr. Baş'ın verdiği cevaplara ulaşabilirsiniz.

 

Gördüğüm miyop göz doktorlarının hiçbiri bu operasyonu kendilerine uygulatmıyor, hepsi gözlük kullanıyor.

 
Gözlüklü göz doktorlarına neden gözlük kullandıklarını sorduğumda "ilerde katarakt tedavisine imkan vermiyo " türü cevaplar verdiler. Ben de sıradan vatandaş olarak dediklerine inanmak durumunda kaldım, sonuçta konuyu bir göz doktorundan daha iyi bilecek değilim. Ancak sizin sayfanızda anlatılanlar da bilimsel olarak tatminkâr geldi.
Bu konuda yorumunuz nedir?
 
LASIK operasyonları ile ilgili Göz doktorlarının (sizlerin) bilip de bizim bilmediğimiz sorunlar var mı?
 
Lazerle göz ameliyatından sonra gece görüşünün düzgün olmadığını bir çok kişiden duyuyorum. Bir göz hekimine de sorduğumda bunun doğru olduğunu, geceleri ışık kaynakları etrafındaki harelerin olcağını, bunun düzelmesinin mümkün olmadığını söyledi. Doğru mudur?
 

Doktorum laser ameliyatından sonra -0.50 ile -1.00 arası bir geri dönüş olabileceğini söyledi.Görüşünüz nedir?

 
Lasek yönteminin gözüme uygun olduğu söylendi. Ama iyileşme sürecinin çok ağrılı olacağı ve uzun süreceği belirtildiği için açıkçası biraz korktum ve istemedim.
 
Intralase ve lasek arasında büyük farklar var mıdır?
 
Astigmat konusunda okuduklarım kafamı karıştırdı. Laser ameliyatlarının astigmatlar için uygun olup olmadığını anlayamadım. 5 ya da 6 numara gibi bir üst sınırdan bahsediyorlar. Astigmata özel
tekniklerden bahsedenler de var. Bu konuda bilgi alabilirmiyim.

 
Lasik ile intralase arasındaki farkın flep aşaması olduğunu göz önüne alırsak, lasik, intralase tekniğine göre çok mu geride kalmıştır yoksa operasyon sonrası başarıyı düşündüğümüzde neredeyse hiç fark yok diyebilir miyiz?
 
Lazer ameliyatı sırasında yapılacak işlemlerden dolayı lokal aneztezi yerine narkoz ile uyutulmak istiyorum. Acaba bu mümkün mü? Değilse neden?
 
İntralase (intralasik) teknolojisinin her hasta uygulanmadığı doğru mu?
 
Intralase bazı hastalara zorunlu olarak mı uygulanıyor?
 

Wavefront ameliyatın hangi teknolojiyle yapıldığını merak
ediyorum. Türkiye'de bu ameliyat için;

* Wavelight Allegretto ,
* VISX,
* Zeiss mel 80
cihazları tercih ediliyor. Bu 3 cihaz hakkında bilgi verebilirmisiniz. Hangisi daha yeni, daha güvenli, daha
risksiz,daha sık kullanılır? Daha doğrusu bu 3 cihazı
karşılaştırabilir misiniz?

 

Intralase yöntemi ne kadar süredir Türkiye'de uygulanıyor?

 

İnsanların, sadece Türkiye de değil tüm dünyada, hala deney tahtası gibi kullanıldığı düşünülüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

Intralase yönteminin komplikasyon riskini çok aza indirdiği söyleniyor ancak bu oran nedir 1/1000 mi ,1/10000 mi ,daha mı fazla ,daha mı az? İstatistikler ne diyor?

 
İster Intralase yöntemi ister Klasik Lasik yöntemi uygulansın her iki yöntemde de "korneal flep" oluşturma yani gözün kornea kısmının kesilmesi söz konusu. Bu kesme işleminde bir şeylerin hatalı yapılması ,bıçağın yada laser ışınlarının milimlik kayması, derine inmesi,alt tabakaya zarar vermesi gibi riskler yok mudur? Söyleşinizin birisinde kör olma riski yok demişsiniz ancak ufak bir hata buna sebep olmaz mı?
 

 

anasayfa'ya dön eXTReMe Tracker